Ankara'nın Gecesi: Hemşire Nilay ile Gizli Ateş

Ankara'nın kalabalık ve gürültülü şehrinde, iş yerimin tam üst katında yaşayan 22 yaşındaki Kemal olarak günlerim sıradan işlemlerle geçiyordu. Ancak o sıradanlığın içine, mahallenin en yakışıklı ve göze batan hemşiresi Nilay'ın girmesiyle her şey değişti. Nilay, yaklaşık 29 yaşlarında, dolgun hatlı vücut yapısıyla herkesin hayranlıkla izlediği biriydi. Her sabah işe giderken kapıdan çıkan ben, ona "Günaydın Nilay" derdim. O da her seferinde o tatlı, hafif meydan okuyan ve aynı zamanda çok cazip gülümsemesiyle karşılık verirdi. O meydan okuyan bakışlar, gözlerimizin birbirine karıştığı anlar, benim göğsümdeki bir ateşi her gün biraz daha artırırdı. Onu elde etmek, o dolgun vücudunu ve neşeli yapısını doyasıya hissetmek benim en büyük tutkumdu.
Bu düşüncelerimi içinde taşıdığım bir gün, akşam saatlerinde iş yerime geldi. Arkamızda mahalle gürültüsü vardı ama o an, bana dönüp gülümsedi ve "Kemal seninle sohbet etmek istiyorum" dedi. "Şu an burada değil mi, bir sonraki gün akşam iş çıkışı eve gel" dedi. O gün akşam saat 22:30'a kadar gelmesi bilinmedi. Saatler geçtikçe heyecanım doruğa tırmandı. Kapıyı çaldığımda kalbim bağırıyordu. Kapıyı açan Nilay, üzerinde beyaz bir bornoz vardı ve o bornozun altında ne kadar dolgun vücuduna sahne olduğunu ilk kez net gördüm. Kapıyı açar açmaz, dudaklarımla öyle bir yakaladı ki ben ayağa kalkıp düşecektim. Şaşkınlıkla bana bakarken, o kendi kendine bir şeyler fısıldadı sanki. "Hayallerim gerçek oldu Kemal..."
Hemşire Nilay kollarımdaydı. O an evin sıcaklığı ve onun vücudunun kokusuyla sarıldım. Bornozunu çıkarıp serbest bıraktım ve ellerimle onun sırtını okşadım. Titreyen bir bedeni hissettim. Ağzımdan dudağına doğru aşağı kaydım ve yavaşça yalamaya başladım. O, hafif hafif inlemeye başladı ve bu ses, beni daha da tahrik ediyordu. Elini başıma koydu ve beni daha derine çektirip yalamamı istedi. Ellerimle belinden tutup




