
Bir bahar günüydü. Baldız bize gelmişti. Yeni bir yıllık evli, taze gelin… Öğleden sonra yemeği yemiş, salonda oturuyorduk. Karım çay demlemek için mutfağa gittiğinde baldız yanıma yanaştı. Birden dudaklarıma yapıştı. Ne olduğunu anlamadan öpüşüyorduk. Dudakları sıcaktı, dili cesur. Gerçi o da uzun zamandır hoşuma gidiyordu; bu hiç sürpriz değildi.
Hemen pantolonumu indirdi, sikimi ağzına aldı. Kazık gibi olmuştum. Demek ki önceden beri gözü bende varmış. Hızla külotunu sıyırdı ve sikimin üzerine oturdu. Dar, sıcak ve ıslaktı. İnip kalkmaya başladı. Her inişte daha derine gömülüyor, inliyordu. Çıldırıyordum. Kocasının onu iyi doyuramadığı belliydi.
Tam o sırada karım içeri girdi. Bizi o halde görünce önce bağırdı. Fakat biz hiç aldırmıyorduk; baldız hâlâ üstümde zıplıyordu. Karım bir süre öylece baktı, sonra yavaşça yanımıza geldi. Baldızın memelerini avuçladı, uçlarını diline aldı, emmeye başladı. Artık tam bir üçlü olmuştuk. Filmlerdeki sahneler gibi…
Baldızı yere yatırdım. Bir yandan onun dar amını sikiyor, bir yandan karımın amını yalıyordum. Dilim karımın ıslak dudaklarında gezinirken belim ritmik olarak baldıza girip çıkıyordu. Baldızın amı fazla sikilmediği için daha sıktı, her vuruşta beni daha çok sarıyordu.
Sonra karımı baldızın üstüne yatırdım. Bir baldızın amına, bir karımın amına giriyordum. İkisinin de iniltileri birbirine karışmıştı. Zevkten coşuyorduk. Büyük bir boşalmayla önce baldızın içine boşaldım. Karımın amına ise daha önce defalarca boşalmıştım; o gün de doyamıyordum.
Yorulmuştum. Karımla baldız birbirlerine döndüler. Öpüşmeye, okşamaya başladılar. Baldız karımın amına bir parmak soktu, yetmedi iki, yetmedi üç… Sonunda elinin tamamını yavaşça içeri aldı. Karım inliyor, bacaklarını daha fazla açıyordu. Ben de kenardan onları izliyordum; sikim yeniden dimdik olmuştu.
Baldız birden mutfağa gitti. Elinde kocaman, parlak bir salatalıkla döndü.
“Seni ancak bu doyurur,” dedi karıma.
“Yapma kız, hepsini sokma…” diye itiraz etti karım ama sesi zayıftı.
Baldız salatalığın ucunu yavaşça amına sürttü, birazını soktu. Rahat giriyordu. Yarısına kadar ilerletti. Karım artık itiraz etmiyordu. Birden salatalığın tamamını içeri gömdü. Karım uzun bir “Ahhh” çekti; biraz zor girmişti ama kabul etmişti.
Bu sırada ben de arkadan baldızın amına girdim. Kaymak gibiydi, sikim hiçbir direnç görmeden köküne kadar battı. Artık manzara muhteşemdi: Ben baldızı sikiyordum, baldız da salatalıkla karımı sikiyordu. Üçümüz birden inliyor, terliyor, coşuyorduk.
Baldız sonunda itiraf etti, nefesi kesik kesik:
“Kocam beni ayda bir kez sikiyor… O da bana yetmiyor.”
Haklıydı. Ayda bir yarak bu kadına yetmezdi.
O günden sonra üç günde bir toplu seks yapmaya karar verdik. Çocuğumuz olmadığı için rahattık. Bir aydır baldızımı haftada iki kez, karımı ise dört kez sikiyorum. Ve her seferinde o bahar gününün tadı damağımda kalıyor.




