Doyumsuz hemşireyle fena sikiştik

E
Editorial ·21 gün önce
022 minutes read
Doyumsuz hemşireyle fena sikiştik

Ankara'da bir hastanede tedavi görüyordum. O dönem hayatıma Büket adında bir hemşire girdi. İri göğüslü, dolgun kalçalı ve adeta bir heykel gibi yontulmuş harika bir vücudu vardı. Her gün sabah ve akşam iğne yapmak için odama gelirdi. O kapıyı açtığında, koridorun loş ışığında o beyaz önlüğü içindeki silüeti, benim için bir tutku haline gelmişti.

Bir akşam, üstü nöbetçiydi. Aklımdaki tek bir planla odasına gittim: bir çay içme bahanesiyle. "Büket hanım," dedim, sesim biraz titriyordu, "çayınız var mı? İçebilir miyim?" Bana baktı, gözlerinde bir merak parladı. "Var," dedi, "içelim." Tam karşısına oturdum. Biraz sohbet ettik, kelimeler havada uçuşuyordu. Sonra cesaretimi toplayıp konuyu iğneye getirdim. "İğne yaparken hiç acımıyoruz mu? Canımızı yakmaya dedim." O gülümsedi. "Mecbur, görevimiz." "Peki benim iğnem daha güzelse?" dedim. Kahkahası koridorlarda yankılandı. "Valla," dedi, "senin iğnen ne kadar büyük?" "22 cm bakarım ha," dedim, kendime güvenerek. "Serbest," dedim. "Bekle," dedi ve ilaç dağıtımı için odadan çıktı.

O katta toplam 10 oda vardı. Beklerken bir düşünsenize, 20-25 dakika sonra geldi. Odanın kapısını kilitledi. 4. katta olduğumuz için dışarıdan görülme ihtimali yoktu ama o yine de kapının arkasına yanaştı. "Gel, hadi göster," dedi. Ben sikimi açarak ona gösterdim. Hemen ağzına aldı, iyice bir emdi. Sonra ben onun o iri göğüslerini emmeye başladım. Kasıklarının arasını elimle okşuyor, bir elimle de kalçasının arasına dalıyordum. Derken amına hızla girdim. Öyle bir inliyordu ki ama korkudan fazla bağırıyordu. Sonra arkasını çevirdim. "Götüne sokacam," dedim. "Dur," dedi, çantasına gitti ve krem getirdi. Götüne iyice sürdü, sonrada benimkine sürdü. İşi biliyordu, belliydi. "Şimdi sok," dedi. İyice açmıştı. Ben itelerken o da arkaya doğru iyice kasılıyor ve rahat girmesini sağlıyordu. Ben gidip geldikçe o iyice mest oluyordu. İkimiz de iyice boşaldık ve rahatladık.

Biraz dinlendik. Saat akşamın 11'i olmuştu, yani tam bir saat onunla oradaydık. "Büket," dedim, "bir daha var mısın?" "Şimdi git," dedi, "ben seni çağırırım." Bir de traş ol dedi. Hemen gittim banyo yaptım, sikimin etrafını iyice temizledim, güzel bir traş oldum ve yatağıma gittim.

Birisi beni dürtüyor, "Kalk," diyordu. Yattığım odada iki kişiydik, diğeri yaşlı bir amcaydı, duymazdı. Bir baktım Büket hemşire. Saat gecenin ikisiydi. "Hadi gel," dedi. Odasına gittik. Koridor bomboştu, ışıklar sönmüştü ve onunla sabaha kadar sevişerek sikiştik. Amından, götünden, ağzından doymak bilmiyordum. Taburcu olana kadar her nöbette onunla beraber oldum. Taburcu olunca İzmit'e yerleştiğim için bir daha görüşemedik ama ne hemşireydi be, ömrümce unutamam.

Paylaş

İlgili Yazılar